Aram Dildar: Merhaba öncelikle röportajımızı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Öncelikle biraz  kendinizden bahseder misiniz?

Ahmet Keleş: 27 yaşındayım. Ergenliğimden beri oyun yapımıyla hobi (sonra profesyonel) olarak  uğraşıyorum. Bilgisayar mühendisliği mezunu olarak, asıl uzmanlık alanım programlama. A.D: Bu aralar sürekli adınızı duyuyoruz. Biz sizi Self ve Palyalço Evi oyunlarınız için rahatsız ettik.  Öncelikle Palyaço evi projesine nasıl başladınız? Sizi bu oyunu yapmaya iten şey neydi? A.K: Palyaço Evi fikri 2008 yılında ağır bir depresyon geçirirken aklıma geldi. O yıllarda bu oyunu yapacak  birikime sahip değildim. Sonra 2015 yılında Microsoft’un Dev2Win yarışmasına katılmak için bu yıllar önce  aklıma gelen fikri değerlendirmeye karar verdim. A.D: Korku oyunlarıyla aram yoktur. Ama sizin oyunlarınızı oynadım. Palyaço Evi oynadığım diğer korku  oyunlarına az da olsa benziyor. Jumpscare falan. Fakat Self öyle değil. Psikolojik Korku oyunu olarak  geçiyor. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Bize biraz açıklar mısınız? A.K: Bu fikir de 2008 yılında yine o depresyonum esnasında aklıma geldi. Kendimi bazı nedenlerden  dolayı çok suçlu hissediyordum, bu suçluluğumu ve depresyonumu oyuna yansıttım. Ortaya psikolojik  korku oyunu çıktı. 2014 yılında tekrar depresyona ve suçluluk duygusuna girince bu oyuna devam edip  tamamladım.

ahmetkkroportaj

A.D: Ben halen Self oyununa takılıp kaldım. Gerçekten çok sevdim oyunu. Özellikle karşımıza aniden bir  şeyler çıkmamasını. Oyununuz nasıl karşılandı? İnsanlar gerçekten korktu mu yoksa korku oyunları  jumpscare olmadan asla gelişemeyecek mi? A.K: İnsanları korkutmanın pek çok yolu vardır. Jumpscare bunlardan birisi ve ucuz olanı. Ben daha  psikolojik bir seviyeye indim. Jumpscare korkusundan ziyade; insanları rahatsız, huzursuz ettiğime  inanıyorum, ki bu da bir başarı. Bu türün gelişmesi için de illaki jumpscare’e ihtiyaç yok. Tam tersine, bu  türün gelişimini sağlayacak unsurlar, jumpscare olmadan insanları korkutanlardır. A.D: Türkiye’de yavaş yavaş oyun sektörü gelişiyor. Bu başarıya nasıl ulaştınız? A.K: Adı duyulmuş oyunlarımın sayısının birkaç katı kadar adı duyulmamış oyunum var. Sürekli kendimi  geliştirerek, oyunlara kendi ruhumdan bir parça katarak bu kadar tanınırlığa kavuştum. A.D: Oyun yapmak isteyenlerin sayısı bayağı arttı. Oyun yapmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler  verebilirsiniz? A.K: Çok iyi derecede İngilizce ve matematik bilmeleri. Ben oyun yaparken sürekli bir şeyleri araştırmak  durumundayım, aradığım sonuçlar da genellikle Türkçeye çevirisi olmayan İngilizce içerik. İngilizce  bilmeden tek başınıza pek bir ilerleme sağlayamazsınız, hep birisine muhtaç kalırsınız. Matematik ve  analitik düşünce yeteneği de oyun programlamanın temelini oluşturuyor, onlar olmadan tek  yapabileceğiniz şey başka insanların yazdığı kodu izleyip tekrar etmek. A.D: Yeni projeleriniz var mı? Varsa biraz bilgi verirseniz seviniriz. A.K: Palyaço Evi 2 üzerinde çalışıyoruz, yakın bir zamanda ilk ekran görüntülerini yayınlayacağız. O  bittikten sonra Pawn of the Dead adlı satranç varyasyonu oyunumuza geri döneceğiz. O da bittikten sonra  Self’i Unity’yle baştan yapıp oyun süresini 2 saate çıkarmak gibi de bir hayalim var, şimdilik onun  hakkında kesin bir şeyler söylemek için erken. A.D: Cevapladığınız için tekrardan teşekkür ederiz. İyi günler.